Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

18 Temmuz 2021

Akletmek mi Tabi Olmak mı ?

 İnsan yaratılmışların en üstünüdür. Bu üstünlük farklı meziyetlerden gelir. Bu meziyetler arasında en önemlisi akıl ve düşüncedir. Akıl; anlama, kavrama ve hükme varma kapasitesidir. Akıl sahibi insan bu eylemleri yerine getirebilmeli, vardığı hükümlerle doğruyu bulabilmelidir. Aklın bizi ilettiği doğrular kimi zaman Newton’un yerçekimi yasası gibi fiziki doğrulara, kimi zaman Pisagor teoremi gibi matematik doğrularına, kimi zaman Hz. İbrahim gibi mutlak doğru olan Allah’a götürür. Hz. İbrahim, aklın gücü, insana verilen düşünme yeteneğinin en önemli kanıtıdır. Hepimiz biliriz putlar yapan ve yaptığı putlara tapan bir babanın kolay olanı seçmeyip, buradaki hatayı görüp, doğruyu bulmaya çabalayan çocuğunu.  Çocuk İbrahim’in, düşünerek vardığı  en doğru sonucu. Allah’ın Kuranı Kerim’ de insanı “Hiç düşünmez misiniz? -Hiç akletmez misiniz?” diyerek muhatap almasını hak etmeye iyi bir örnek.

        Peki  biz Allah’ın bizleri muhatap almasını hak ediyor muyuz ya da bize bahşedilen bu özelliğimizi kayıp mı ediyoruz? Seçimlerimiz bize mi ait yoksa başkalarının seçimlerine hizmet mi ediyoruz? Mesela alışverişe gittiğimizde kendi beğendiklerimizi mi alıyoruz, yoksa bize sunulanlar arasında seçim yapmak zorunda mı kalıyoruz? Tüm bu kısıtlamalarla düşünme özelliğimizin köreldiğini söyleyebilir miyiz? İşte bu sorulara ancak  muhatap alınma  sebebimiz  olan akıl ve düşünce ile farkına varabilir ve çözüm üretebilirsek gerçek anlamda düşünmüş olabiliriz. Aklını başkasının cebine koyan köle olmaktan kurtulamaz, der bir büyüğüm. Ancak bizlere sunulanları  koşulsuzca kabul etmek yerine sorgular hatta seçenekleri biz sunarsak  kölelikten kurtulup  düşüncelerimizi özgürleştirebiliriz. Görünenin ardındaki hakikate bu şekilde ulaşabiliriz.

Düşünce sadece fikri değil eylemseldir de aynı zamanda. Yaşlıları, çocukları, ihtiyaç sahiplerini gözetmek düşüncelerimizin halimize yansımasıdır. “Düşünceleriniz neyse hayatınız odur.” der, Marcus Aurelius. İyi bir hayat için  düşüncelerimizi temizlemeli, temizlediğimiz düşüncelerimiz ile hareket etmeliyiz. Sokrates’in tabiriyle varlığımızın delili olan düşünme eylemini iyi anlamalı ve “düşünceli insan” olmalıyız. Ancak bu şekilde varlığımıza anlam kazandırmış oluruz. 

    

                                                                                                   Asena Nüveyba TAŞTAN

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla