Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

18 Temmuz 2021

Dünya’da Mutlu Olmak Mümkün mü?

İlk önce mutlu kelimesinin tanımını yapmak gerekir. Mutlu olmak sonsuzdur. Anlık, birkaç gün  veya birkaç yıl süren bir şey değil sonsuz bir şeydir. Anlık olan ya da belirli bir süre boyunca  olan şey de sevinç (haz) olur. O yüzden haz ve mutluluğu karıştırmamak gerekir. Örneğin spor  yapmayı seven biri spor saatleri süresince haz yaşar. İki saat sonra unutur, kitap okumayı seven  birisi okurken haz yaşar mutlu olmaz mutlu olmak dünya hayatı boyunca sürekli olan şeydir. 

Alatan, İslam topraklarında yaşayan ve hayatını sorgulayan bir genç. Tanrının varlığını  kafasında oturtmuş ve inanmış bir gençtir fakat Müslüman olmasına rağmen kafasında  oturttuğu tek şey tanrının varlığıdır. Felsefe yapmayı seven bir gençtir. Bildiği şeylerde bile  bildiğini yok sayıp en temelden sorular sorarak cevaplar bulmaya çalışan bir gençtir. Agah  amca ise 70 yaşında ve hayatı boyunca hakikati aramış bir insandır.  

Alatan her gün yürümek için gittiği Gesi Bağı’na bir pazartesi sabahı yine gitmişti ve her  zamanki gibi kafasında deli sorularla birlikte yürüyordu. Alatan biraz yorulduğunu hisseder ve yürüdüğü güzergahta bir bank aramaya başlar. Bir bank görür fakat o kafasındaki  sorularla yalnız kalmak istiyordur. Bankta yaşlı bir amca oturuyordu;  o da başka bir bank olmadığı için istemeyerek de olsa amcadan izin isteyerek oturdu. Ortamda biraz sessizlik hakim oldu.  Alatan bu durumdan rahatsız olmaya başladı.

 ALATAN: Merhaba amca benim adım Alatan, nasılsınız? 

 AGAH AMCA: Merhaba Alatan benim adım da Agah, iyiyim. Sen nasılsın?  ALATAN: Biraz yorgunum amca. 

 AGAH AMCA: Belli, yorgun ve mutsuz görünüyorsun. 

 ALATAN: Evet amca, biraz kafam karışık onun etkisidir herhalde. 

 AGAH AMCA: Kafanı karıştıran şey nedir? Belki bir yardımım olur dinlemek isterim. 

 ALATAN: Amca yaşamak için hayatıma bir anlam bulamıyorum. Bu dünyaya bir defa  geliyoruz ama ben sırf hayata anlam yükleyemediğim için çok mutsuzum. 

AGAH AMCA: Hayatına niye bir anlam yüklemek zorunda hissediyorsun ki?  ALATAN: Ölüm var amca. 

 AGAH AMCA: Zaten hayata bir defa geldiğini söylüyorsun git gez dünyayı eğlen bu  dünyada tadacağın her zevki tat neyi kafana takıyorsun ki evlat?  

 ALATAN: Amca güzel söylüyorsun da senin yaşlarına geldiğimde öleceğim zaten ben yok  olacağım ne kadar dünyadaki güzel şeyleri tatsam da senin yaşlarında öleceğim. Zaten bu  ölüm yüzünden hayatıma anlam arıyorum. Ölüm olmasa bunu düşünür müyüm hiç. Sınırlı olan şu dünya hayatımda bir anlam olsa da şu dünyadan zevk alsam. 

Ben felsefe bölümü son sınıf öğrencisiyim benim de okul bittiğinde hayallerim var şu dünya  hayatında. Mesela öğretmen olmak ya da evlenmek ve huzurlu bir yuva kurmak  fakat bu hayallerimi gerçekleştirirsem ne olacak zaten iş bulma sıkıntısı var. Hadi iş buldum, diyelim her sabah kalk işe git akşam eve gel bir iki saat ailenle zaman geçir sonra yat ertesi gün yine  aynı şeyi yap. Tamam ben bunu yapayım para kazanayım, aileme bakayım da zaten öleceğim  sonum belli kendimi kandırıyormuş gibi hissediyorum amca. 

 AGAH AMCA: O zaman bu ölümlü dünya dediğin hayata bir anlam bul. 

 ALATAN: Amca zaten onun için uğraşıyorum ya senin bu dünyadaki tecrüben daha fazla  tavsiye verebilirsen sevinirim. 

 AGAH AMCA: İlk önce sana şu soruyu sorayım neden bir anlam bulmak zorundasın? 

 ALATAN: Amca sanki beni dinlemiyorsun. Dedim ya ölüm denen bir gerçek var ben bu  dünyadan yok olacaksam bu dünyada yapacağım şeylerin ne anlamı var ki. 

 AGAH AMCA: Evet bu dünyada öleceğin bir gerçek. Anladığım kadarıyla mutsuzsun da  çünkü bu dünya hayatını anlamlandıran bir şeyin yok. Bu dünyayı anlamlandırma  nedenin de ölüm.  

 ALATAN: Aynen öyle amca. 

 AGAH AMCA: O zaman sana ölüm olmayan bir şey lazım. Bu dünyada bunu yapamazsın  fakat ölümden sonra sonsuz bir hayat olsa nasıl olur sence? 

 ALATAN: Amca süper olur da ölümden sonra hayat dedin, buna kimin gücü yeter ki?  

 AGAH AMCA: Tanrının gücü yeter. Biliyorsun Tanrı mutlak güç sahibidir. Her şeyin en  iyisidir, onda olumsuzluk yoktur, kudreti sonsuzdur. Tabii biz tanrıya böyle anlam yükledik.  Zaten biz kelimelerle iletişim kuruyoruz ve bunu kelimelere anlam yükleyerek yapıyoruz.  Tanrıya yüklediğimiz anlam da budur. Sana sonsuz hayatı veren sadece bu güç olabilir. 

 ATALAN: Aynen amca doğru diyorsun bu sonsuzluğu sadece tanrı sağlayabilir. Ama bu  ölümden sonraki hayatta sonsuz olsam ölüm kısmını kafamda halletmiş olurum fakat ben  sonsuz bir hayatta olmayı değil o sonsuz hayatta sonsuz mutluluk isterim. Şayet bu olmazsa o  sonsuz hayat da çekilmez olur.  

 AGAH AMCA: Evlat o zaman sana sonsuz mutluluğun olduğu bir yer lazım biliyorsun biz  bu anlamı cennet kelimesine yükledik. 

 ALATAN: Aynen amca cennet. Ama şöyle bir şey var sonsuz güç sahibi olan tanrı bizim  gibi zayıf bir varlıklarla niye ilgilensin ki? 

 AGAH AMCA: Bir anne düşün çocuğunu doğurup sokağa atsa bu olumsuz bir şeydir değil  mi? Oysa biz tanrı tanımında olumsuzluk olmaz dedik o yüzden tanrıda yarattığı varlığı  bırakıp gitmez. Onlarla iletişim kurar. 

 ALATAN: Amca, benimle daha önce iletişim kurmadı ki. (Gülümser)  AGAH AMCA: İletişim kurulmadığını nerden anladın ki?

 ALATAN: Benimle iletişim kursa anlardım herhalde. (Gülümser) 

 AGAH AMCA: Felsefe okuyorsun Platon’un mağara metaforunu bilirsin. Mağara dünyadır,  mağaranın içindeki insanlar da bizizdir. Biz dışarıdaki hakikatin gölgesini görürüz. Aslını hiçbir  zaman göremeyiz mağara dışına dünyadan yani mağaradan çıkamayız. O yüzden dışarıdaki  bir hakikatin sadece gölgesini görürüz. Biz dışarının dilinden anlayamayız. Biz gölge dilinden  anlarız o yüzden tanrı seninle gölgeler aracılığıyla konuşur. Çünkü insan gölge dilini biliyor. Marifet  gölgenin dilini görmektir. Bu gölgenin dilini bize dinler verir. 

 ALATAN: Amca şimdi de bir dine mi inanmam gerekiyor? 

 AGAH AMCA: Evet. Tanrı seni boş bırakmayıp seninle iletişime geçiyorsa ve bunu gölge  diliyle yapıyorsa o zaman tanrının sözleri olduğunu iddia eden bir şeye inanman gerekir bunu  da sana din verir. 

 ALATAN: Amca bu dediklerin mantıklı geldi fakat ben zaten bu dediklerine inanıyordum.  Ölümden sonra hayata, tanrıya, dine ama yine de mutlu değilim anlamda bulamıyorum  neden? 

 AGAH AMCA: İnanmak var bir de inanmak var. Eğer sen bunlara tamamen inandığın  sürece hayatına anlam katar ve seni mutlu edecek sonsuz cennete kavuşmak için bu  dünyada çabaladığın her şeyde seni mutlu edecektir. Tabi gerçekten inanırsan. İşte böyle  mutluluk arayış yolu aynı zamanda hayatına anlam arayışıdır. Mutluluk arayış yolu, ölüm  korkusuyla başlar ölüm seni hayata anlam bulmaya iter. Anlam bulmak ölümden sonra  hayata ölümden sonra hayat tanrıya tanrı da seni dine götürür. Yani inanmak ama gerçekten  inanmak mutluluktur ve bu inanç dünyaya ait bir inanç değil metafiziksel bir inanç olmak  zorundadır. Çünkü senin de dediğin gibi ölüme mahkum dünyaya bağlı olan inançtan ne  kudret beklersin ki. 

 

 Murat AYDOĞAN  

 

 

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla