Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

14 Eylül 2020

Ercan Güzelce İle Röportaj

Korona virüsün ülkemizde tespit edilmesinin ardından etkilerini birçok alanda hissettik. Bunlardan en çok tartışılanı okulların durumunun ne olacağıydı. Üniversiteler dâhil eğitime ara verilmesi ile ilgili açıklamaların ardından sürecin uzayacağı anlaşıldı. Eğitim sürecinin aksamaması için çözüm arayışlarına gidildiğinde örgün eğitimin yerini online eğitimin aldığını gözlemledik. Biz de bu konuyu alanın uzman isimlerinden Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ercan Güzelce hocamız ile uzaktan bir söyleşi gerçekleştirdik. Zaman ayırdığı için kendisine teşekkürlerimizi sunarız.“Bu süreç başarı hikâyeleri yazma değil, yaraları sarma sürecidir.

Bundan dolayı yüksek bir verim beklemek anlamsızdır.”

Eğitimde online derslere geçişte öğretmenlerin sürece adaptasyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öğretmenlerin sürece adaptasyonunun bir bütün olarak değerlendirmek lazım. İlk, orta ve lise öğretmeni olarak düşünmek durumu tam kavramak anlamına gelebilir. Bu konudaki önemli bir paydaş da üniversite hocaları. Bu bağlamda üniversite hocalarının sürece adaptasyonu sorunsuz oldu demek çok da doğru olmaz. Çünkü öyle hocalarımız var ki bir ofis uygulaması kullan-maktan, mail gönderme gibi işlemlere kadar maalesef oldukça sıkıntılılar. Hal böyle olunca bu sürece adaptasyon sorunsuz oldu demek oldukça güç.

Eğitimde online derslere geçişte öğrencilerin sürece adaptasyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öğrencilerin süreci adaptasyonunda da çeşitli sıkıntılar var. Örneğin, gerek Eba’da gerekse üniversitelerdeki online eğitim araçları görüldü ki ülkemizdeki bu genç nüfusun online eğitim talebini karşılayacak bir altyapı-ya sahip değil. Öncelikle öğrencilerin bundan kaynaklı sıkıntıları oldu. Bir diğer önemli konu ise öğrencilerimizin derse devamı ve derse olan ilgisini yüksek tutmak. Ör-gün öğretimde bile ciddi problem iken uzaktan eğitimde maalesef daha büyük bir sıkıntı olarak karşımıza çıktı. Her öğrencinin internete erişiminin olmaması, online eğitimi daha bir problemli hale getirdi.

Online eğitime geçiş sürecinde ne gibi aksaklıklar yaşandı? Bu aksaklıklar bize hangi konularda yetersiz olduğumuzu gösterdi?Bu konudaki en büyük sıkıntı ders anlatımı sırasında oluşan gerçek zamanlı ses ve görüntü aktarımı konusunda yaşandı. Gerek dersi anlatan ve gerekse dersi dinleyen açısından ciddi bir sorun oldu. Kaldı ki birden çok öğrenciye sahip aileler çocuklarının eş zamanlı olarak dersi dinlemesi ve takip etmesi neredeyse imkansızlaştı. Her ne kadar ülkemizde genişbant internet kullanıcısı sayısı yüksek olsa da, ders takipleri genelde PC üzerinden yapılınca sabit internetin çok da yeterli olmadığı anlaşıldı. GSM şirketlerinin 4.5 G hizmetinin önemi açığa çıktı.

Teknoloji destekli yapılan eğitimler özellikle belli okul kademelerinde yüz yüze yapılan eğitim kadar verimli midir? Değilse bunun nedeni nedir?

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ilk, orta ve lise öğrenimi yapılan kurumlar Milli Eğitim Bakanlığına bağlıdır. Buradan da anlaşılıyor ki, bu kurumlarda daha öncelikli olan konu eğitimdir. Bu bağlamda hiç-bir eğitim uzaktan olarak yapılamaz ancak belki bazı öğretimler uzaktan yapılabilir. Burada dikkat çektiğim konu ise eğitim ve öğretim kelimelerinin apayrı kelimeler olduğudur.Soruyu uzaktan öğretim olarak cevaplamak isterim. Bu bağlamda uygulama yönü ağır basan ders veya bölümlerin uzaktan öğretimle herhangi bir şey yapamayacağı aşikardır. Tıp, mühendislik, fen bilimleri ve bilişim alanlarında uzaktan öğretim çok da anlamlı değildir.Sosyal ve beşeri bölümlerde ise uzaktan öğretim hiçbir zaman örgün öğretimin yerine tutmayacaktır.Bir öğrencinin veya bir hocanın bir problemi ifade edişinde jest ve mimikleri, vurgusu, ses tonu, yaptığı herhangi bir işaret konuyu anlamakta önem arz edecektir. Öğrenci anlamadığı bir konuyu örgün öğretimde defalarca sorabilir.

Uzaktan eğitimin maddi ve manevi açıdan öğrencilere getirisi var mıdır? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sistematik olarak uzaktan öğretimi çok anlamlı bulmadığım için böyle bir durumda maddi kazanç veya manevi kazanç ne olur ya da neler olabilir sorusunun çok da önem arz etmediğini düşünüyorum. Yine de öğrencinin evinde bulunarak ders takibi elbette ki zamandan ve mekandan tasarruflar sağlayacaktır. Örneğin; okullarda elektrik, su, ısınma gibi giderler oldukça düşmüştür. Öğrenci penceresinden okula ulaşım bedeli, yurt ücreti, başka şehirde yaşamanın getirdiği maddi sıkıntılar ortadan kalkmış gibi görülebilir ama bu işler gerçekleşirken asıl amaç yeri-ne gelmiş midir önemli olan bu. Olay bu pencereden değerlendirilmelidir.

Online derslerin verimliliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu soruya cevap vermeden önce tüm bu yaşadığımız sürecin dünyayı saran bir salgın hastalık kaynaklı olduğunu unutmayalım. Aslında bu süreçte üzerimize düşen tek şey öğrendiğimize devam etmek değildir.

Ailemizin, akrabalarımızın, yakın çevremizin sağlığını korumak gibi bir durumla karşı karşıya olduğumuzu unutmamak gerekir.Bu süreç başarı hikâyeleri yazma değil,yaraları sarma sürecidir.Bundan dolayı yüksek bir verim beklemek anlamsızdır.

Uygulamalı derslerde aksaklıklar yaşandı. Bu aksaklıklar nasıl giderilebilir?

Bu konuda kapıyı YÖK açtı.Bu tarz dersler az ve döneminde tekrar edilecek yani bir başka deyişle bahar dönemi iptal edilecek, yaz dönemi bahar dönemi olacak. Önemli olan sürecinin son bulmasıdır. Eğer yeni öğretim döneminde de salgın devam ederse asıl sıkıntı o zaman baş gösterecek. Sadece eğitim öğretim konusunu bir durum olmaktan çıkıp dünya için bir var olma mücadelesi şeklinde dönecektir. Yoksa herhangi bir öğrencinin öğrenim dönemindeki bazı derslerinden olan mağduriyeti rahatlıkla giderilebilir. Gerek öğrenci kendisi gayret edip hocasına sorarak, gerekse geçtiği bir dersi sanki kalmış gibi bir sonraki yıl yeniden takip edebilir ya da Yükseköğretim Kurulu yaz döneminde çeşitli kararlar alarak bazı dersleri tekrar ettirebilir. Bu derslere isteyen öğrenci devam ederek eksiğini kapatabilir.

Online sınavlar ile öğrencilerin not ortalamalarında nasıl bir değişim olmuştur?

Sınıfça birlikte girilen sınavlardan nasıl bir sonuç beklenebilir!

Online sınavlar öğrenci başarısını ne ölçüde göstermektedir?

Online sınavlar bir ölçme sınavı değildir, süreci tamamlama işlemidir.

Aile, öğrenci ve öğretmenler uzaktan eğitim konusunda teknolojiyi iyi kullanabilme yetkinliğine sahipler mi? Değilseler neler yapılabilir sizce?

Toplumların olgunlaşması bireysel olgunlaşma-dan geçer, bireysel olgunlaşma bir kültürel olgudur. Kültür kendisini oluşturan bileşenler ile bir bütündür. Nasıl ki tarih, dil, gelenek, görenek, örf kültürü oluş-turan bileşenler ise günümüz modern kültürünün çok önemli bir parçası da bilişim kültürüdür. Yani sözün özü insan tek bir alanda iyileşip olgunlaşamaz. Toplumsal olgunlaşma bir bütündür ve zaman ister. Bu bağlamda tek bir alanda olgunlaşma genellikle mesleki bir sonuçtur yani bilişim kültürü çok iyi diğer alanlarda zayıf bir toplum oluşturulamaz. Sözün özü dil, tarih gibi konularda toplumumuz nasılsa bilişim konusunda da aynı.

Bu süreçle birlikte ihtiyaç duyulan meslek grupları nelerdir? Sizce hangi bölümlerin yerini hangisi almalıdır?

Bu konuda çok özele girmek istemiyorum genel hatları itibariyle bilişim şemsiyesi altındaki tüm meslekler daha da popüler olacak. Elbette bilişim güvenliği, siber güvenlik, network yönetimi, veri madenciliği, veritabanı gibi kavramlar daha ön planda olacak.

Bundan sonraki sürecin online devam etme ihtimali hakkında neler söylersiniz?

İnşallah salgın devam etmez, şayet ederse önce ve sonra da belirttiğim gibi bu artık eğitim-öğretim sorunu olmaktan çıkar ve bu konuya gelene kadar çok da hayati konuları öncelemek gerekir.

Gelişmiş ve gelişmekte olan diğer ülkelere göre eğitimde yaşanan aksaklıklara karşın ne ölçüde çözüm üretebildik?

Burada temel sorun ülkelerin tüm çocuklarını aynı öğretimden veya eğitimden geçirme isteğidir. Bu böyle devam ettiği sürece dünyanın hiçbir ülkesi bu soru-na çözüm bulamayacaktır Bugün Japonya,İsveç gibi refah seviyesi çok yüksek ülkelerde de tatil etmekten başka bir çözüm üretilemedi ve herkes başarabildiği kadarıyla uzaktan öğretim ile devam etti. Dünyanın birbirine rol

model olacak bir durumu yok. İmrenilen Fransa, İngiltere, İtalya gibi ülkelerden kaçarak İnsanlar kendi ülkelerine ulaşmaya çalışıyorlar. Tabii ki-dünya bu sürece hazırlıksızdı. Hal böyle olunca sonuç kaçınılmaz oldu.

İnsani ilişkilerin azalıp makineleşmenin arttığı bir dünyaya mı gidiyoruz?

Gelecek gece alınan yol gibidir nereye gideceğinizi ya da ne olacağınızı asla ön göremezsiniz. Dünyanın gitgide makineleştiği doğru, insani ilişkilerin zayıflayacağını zannetmiyorum. Bugün gelişen teknoloji sayesinde insanlar çeşitli sosyal mecralar üzerinden on yıllardır görmediği ilk-ortaokul yıllarındaki arkadaşlarına ulaşabiliyor. Burada asıl mesele iletişim değil de insan ilişkilerindeki samimiyetin azalıp azalmaya-cağı sorusu sanki. Burada da bence karşımıza çıkan en önemli soru medeniyet olabildik mi sorusunun cevabında yatıyor. Tarih boyunca bunu başarmış toplumların bu süreçten de etkilenmeden çıkacağını düşünüyorum.

Teknolojiye erişemeyen öğrenciler online derslere ve sınavlara erişebilmesi için alternatif çözümler var mıdır?

Ben çocukluğumda iken duyardım mektupla öğretim varmış. Belki bir benzeri denenebilir, ne kadar anlamlıdır?

Sizin eklemek istedikleriniz nelerdir?

Yaşadıklarımızın olağanüstü bir süreç olduğunu unutmamak lazım. Hal böyleyken olup bitenleri normal bir zamandaymışız gibi değerlendirmek yanlış bir değerlendirme olacaktır. Dünyadaki tüm ülkeler fakirinden en zenginine kadar bu süreçte çok da başarılı olamamıştır ve ağır yaralar almıştır. Umarım en kısa zamanda sağlık ve huzurla yeniden güzel günlere döneriz. Rabbim ülkemizi, milletimizi her türlü sıkıntıdan muhafaza etsin.

Selam ve dua ile…

Gamze Çamlıbel

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla