Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

12 Eylül 2020

Evlerde Kabuk Bağlayan Yaralara Şifa Diye Evsizlerin Sattığı Limonlar

Ayten, üç kilo limon 5 lira diye bağırıyor. Yerli mi diye soruyorlar, natural diyor, organik diyor. Ayten içimde limon satan bir pazarcıdır. Yanakları aldır fakat al satmaz, saçları baldır bal da satmaz. Yani Ayten ne al satar ne bal satar ne de ustası ölmüştür. Ben, Ayten kazansın diye içimi ücretsiz sunarım. Ayten içimde depolar her şeyini, oradan satar. Kazancı; karın tokluğu, karnı; iki parça ekmek. İçimde sade limon değil, Çelikhan Tütünü de mevcuttur. Sert ve orta içim… Ayten’le tütünleri pazarın kurulmadığı günler dışında satarız, zabıtalardan kaçar, Allah’a yakalanırız. Ayten Allah’ı ve tütünü çok sever. Allah’ı tütünü yarattığı için mi sever bilmiyorum, bana her şeyi söylemez. Bir keresinde Allah’a ve tütüne ant olsun dediydi, öyle deyince ona inanmıştım. Ant içmese de inanırım ona, Ayten yalan söylemez. Onunla sokakları karışlarız, her karışta yeryüzüne, tütün izmaritleri bırakırız, izmaritler yağmurla yıkanır, biz de öyle. Gök bizi aynı suyla yıkar, ben de Allah’ı seviyorum. Onunla Beyrut’a gitmek istiyoruz, Venedik’te tarihin ciğerlerinde solumak istiyoruz, Çek Cumhuriyeti gibi devlet destekli isteklerimiz de var. Bunlar için insanlar çok acı çekmeliler. Çok acı çekip, çok sigara içerlerse çok tütün satarız. Elbet tabi çok tütün çok para demek. Perşembe pazarlarında limonlarımız çok satmalı, anneler bol bol çorba ve salata yapmalı. Pazar tezgahlarında herkes yüzünü ekşitmeli, sokaklar duman altı olmalı; ben ve Ayten Beyrut’a gitmeliyiz, mutlu olmalıyız. Ayten dünyada mutluluğu en çok hak eden insandır. Ben onun kadar hak etmem, komşuda pişer bize de düşer hesabı Ayten’le yaşarım. Ayten benim iç dünyamın tek komşusudur ve ben onun küllerine dahi muhtaç hissederim. Hiç esirgemez neyi varsa pay eder bana hatta bazı bazı fazlasını düşürür benim payıma. Yüreği çok geniştir Ayten’in, bir pazar meydanı kadar geniştir.

Ayten’le arkadaşız galiba hatta dostuz da denebilir, bilmiyorum böyle mevzuları hiç bahse açmadık. Ben ona aşığım. Ona söyleyemedim, içimdeki cesareti de limonlarla sattık galiba, haha. Ayten’e aşık olduğum gerçeği dünyadaki tüm matematiksel işlemlerden daha nettir. İki kere iki dört ediyorsa ben Ayten’e aşığım. Hitler ne kadar katilse ben o kadar Ayten’e aşığım. Babil’de Hammurabi kafa kesiyorsa, dünyaya yuvarlak demekten yargılanıp urgana gittiyse bir boyun ve ülkemizde İstiklal Mahkemeleri kurulduysa ben Ayten’e aşığım! Şubatlar çay ocaklarımızı kapattıysa, ikiz kuleler saldırıya uğradıysa, Oğuz Atay öldüyse, Albert Camus Yabancı’yı yazdıysa ben Ayten’e aşığım! Bunları ona söyleyemiyorum, limon satıyor, tütün satıyor; Beyrut’a bakıyorum. İçimde bir perşembe pazarı kalabalığı var. Allah’a
limona
ve tütüne ant olsun
Ayten’e aşığım!

Harun Fırat

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x