Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

14 Eylül 2020

Gözde Bir Meslek Akademisyenlik

Hem imaj hem de itibar olarak günümüzde önemli mesleklerden biridir akademisyenlik. Son zamanlarda bu mesleğe yönelen insanların sayısının artması da bunun bir göstergesi olarak görülebilir. Ancak nasıl akademisyen olunacağı konusunda gençlerin özellikle de üniversite hayatlarının ilk yıllarındaki öğrencilerin çok az şey bildikleri de bir meslektir aynı zamanda. Dolayısıyla bu yazımızda bu mesleğe yönelmek isteyenlere bir rehber olması dileğiyle konuyu ele almaya çalışacağız.

Akademisyen, devlet ya da vakıf üniversitelerinde eğitim öğretimi gerçekleştiren, araştırma yapan ve alanına özgün araştırmalarıyla katkı sağlayan kişilere verilen genel mesleki bir adlandırmadır. Yani sadece üniversite de derse girmek değil aynı zamanda makale, bildiri, proje, patent vb. gibi bilimsel çalışmalar yapmakta bu mesleğin bir gereğidir. Bu anlamda zevkli ve kutsal bir meslektir. Zevkli olması kişinin akademik çalışmalar yapmasıyla bilim dünyasına katkı sağlamasındandır. Kutsal olması ise öğrenci yetiştirmesi ve onları geleceği hazırlamasındandır. Bu özellikler mesleğin rağbet görmesini sağlayan unsurlar olarak da ifade edilebilir.

Bir kişinin akademisyen olabilmesinin ilk şartı en az dört yıllık bir lisans bölümünden mezun olmasıdır. Kişi okuduğu bölümden mezun olarak o alanda ya da o alana yakın bir alanda bu görevi icra edebilir. Bununla birlikte mezuniyet tek başına yeterli değildir. Kişinin lisans diplomasına ek olarak Akademik Lisansüstü Eğitim Sınavı (ALES) puanı ve yabancı dil sınav (YDS, YÖKDİL, TOEFL vb. gibi) puanının da olması gerekmektedir. ALES için barajın 70, YÖKDİL içinse 50 olduğunu belirtmekle beraber bu asgari puanların üniversiteden üniversiteye, fakülteden fakülteye hatta ilan edilecek akademik kadronun içeriğine göre de değişebileceğini ifade etmek gerekir.

Akademisyen olacak bir kişinin başvurduğu kadro tipi de şartları değiştirmektedir. Örneğin akademisyenliğin en alt basamağı olan araştırma görevlisi olmak için en az yüksek lisans yapıyor olma şartı varken öğretim görevliliği için ise genel kriter yüksek lisans mezunu olmanızdır.

Yine doktor öğretim üyesi olmanın ilk şartı da en az bir doktora diplomasına sahip olmanız gereğidir. Tabi bunları söylerken eğitim seviyelerinden de bahsetmemiz gerekmektedir. Öncelikle lisans eğitimi dört yıllık bir süreci kapsayan öğretim türüdür. Yüksek lisans ise lisans eğitiminden sonra yapılabilen ve en az iki yıl en fazla üç yıl olan bir diğer eğitim türüdür ve diğer adı Master olarak geçmektedir. Yüksek lisans için genelde yabancı dil şartı yoktur. ALES ve mezuniyet notunuz başvuru için yeterlidir. Son olarak doktora ise akademisyen olacak kişinin branşını belirleyen ve en az dört yıl en fazla altı yıl süren bir eğitim sürecidir. Doktora da yabancı dil şartı vardır ve en az 50 puan olmakla beraber daha fazla da istenebilmektedir.  Bir de bütünleşik doktora diye ayrı bir kavram daha vardır. Bu kavram ise lisans eğitiminden sonra, yüksek lisans yapmaksızın, doğrudan doktora eğitimini ifade eder. Bütünleşik doktora en az beş en fazla yedi yılda bitirilmesi gereken bir eğitimi ifade eder. Sonuçları itibariyle doktora ya da bütünleşik doktora arasında bir ayrım yokken süre anlamında bütünleşik doktora daha uzun olmakla beraber yüksek lisans yapılmadığı için toplamda daha kısa bir süreye mal olmaktadır. Örneğin bir kişi normal süresi içerisinde önce yüksek lisans (2 yıl) sonra doktora yaptığında (4 yıl) toplamda altı yılda eğitimini bitirirken, bütünleşik doktora yapan bir kişi toplamda beş yılda mezun olabilir. Ancak şunu belirtmekte fayda vardır ki bütünleşik doktoranın kabul edilme şartları daha zordur. Şöyle ki normal doktoraya başlayabilmek için mezuniyetiniz notu en az 70, ALES puanı en az 70 ve yabancı dil puanı en az 50 iken, bütünleşik doktorada, üniversiteden üniversiteye değişmekle beraber, lisan mezuniyet notu en az 80, ALES puanı en az 80, yabancı dil puanı ise en az 80 ve daha yukarı olabilmektedir. Ayrıca her bölümün de bütünleşik doktora eğitim olmayabilir.

Araştırma görevlisi ya da diğer adıyla asistan, fakülte ve yüksekokul gibi eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapıldığı yerlerde eğitim öğretim faaliyetlerine yardım eden, araştırma yapan ve bununla birlikte yüksek lisans ve doktora eğitimini sürdürmekte olan kişidir. Akademik hiyerarşide en alt kademede bulunur. Öğretim görevlisi ise daha çok meslek yüksekokullarında (2 yıllık) olmakla beraber fakülte ve yüksekokulda da bulunan ve temel görevi ders vermek olan kişidir. Akademik hiyerarşide araştırma görevlisinden önce gelmekle beraber doktor öğretim üyesinden sonradır. Akademik hiyerarşide genel sıralama ise şöyledir; Prof. Dr., Doçent Dr., Dr. Öğretim Üyesi, Dr. Öğretim Görevlisi, Dr. Araştırma Görevlisi, Öğretim Görevlisi, Araştırma Görevlisi, Uzman ve Okutmandır.

Akademisyen olmak isteyen biri öncelikle hangi kadro tipine (araştırma görevlisi, öğretim görevlisi) başvuracağına karar vermeli ve gereken asgari şartları taşımalıdır. Bir örnek üzerinden gidersek konu daha iyi anlaşılacaktır.  Bir kişi araştırma görevlisi olmak istiyor diyelim. Bu kişi ilk olarak dört yıllık bir lisans bölümünden mezun olmalıdır. Daha sonra ALES sınavına girip en az 70 puan ve yine yabancı dil sınavından en az 50 puan almalıdır. Bu kişi ilk olarak mezun olduğu kendi alanında ya da başka bir alanda yüksek lisansa başvurmuş ve kabul edilmiş olmalıdır. Daha sonra ise akademik ilanları takip ederek kendisine en uygun bir ilanı seçip başvurmalıdır. Seçtiği bir ilana başvurduğunda ilk olarak başvuranların puanlarına göre en yüksekten en düşüğe doğru bir sıralama ile ön değerlendirme yapılmaktadır. Bu sıralamada ALES puanı ve yabancı dil puanları baz alınmaktadır. Daha net anlatmak gerekirse örneğin S.C.Ü. İİBF İşletme bölümünde bir adet araştırma görevlisi ilanına başvurdunuz. ALES puanınızın %60’ı ve yabancı dil puanınızın %40’ı alınıp, en yüksek puandan en düşük puana doğru bir sıralama yapılmaktadır. Bu sürece ön değerlendirme denilmektedir. Yönetmeliğe göre ön değerlendirme de bir kadro ilanı için on katına kadar kişi sınava çağırılabilmektedir. Eğer başvurduğunuz kadro sadece bir kişi içinse bu sıralamaya on kişi, iki kişi içinse yirmi kişiye kadar kişi sıralamaya dâhil edilecektir. Siz puanlarına göre sıralanan on kişinin arasındasınız. Ön değerlendirme dediğimiz bu sıralama ilan edilirken aynı zamanda yazılı sınav tarihi de belirtilerek sıralamaya giren kişiler yazılı sınava çağırılır. Sınavla birlikte yeni değerlendirme de ALES, lisans mezuniyet notu, yabancı dil ve yazılı sınav puanlarınız da değerlendirmeye alınarak yeni bir sıralama yapılır. Bu sıralamada ise ağırlıklar şöyle olur; ALES puanınızın %30’u, lisans mezuniyet notunuzun %30’u yabancı dil puanınızın %10’u ve yazılı sınav puanınızın %30’u olacak şekilde nihai puanınız hesaplanır. Kesin değerlendirme dediğimiz bu aşamada sınav girenler aldıkları nihai puanlarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralanarak araştırma görevliliğini kazanan aday ve yedek aday belirlenerek ilan edilir. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda vardır. Yukarıda örnek üzerinden bahsedilen durum genel bir kriterdir. Üniversite ihtiyacına göre yüksek lisans mezunu olma şartı veya doktora yapıyor olma şartı taşıyan asistanlık kadrosu ilanı da verebilir. Ayrıca puanlarının ağırlıkları da değişebilmektedir. Bu konuda YÖK üniversitelere asgari şartların ihlal edilmemesi şartıyla ihtiyaçlarına göre istediği şekilde akademik kadro ilanı verme yetkisi vermiştir

Öğretim görevlisi olmak içinse lisans mezuniyetine ek olarak en az bir bölümden yüksek lisans mezunu olmanız gerekmektedir. Bununla birlikte eğer fakülte ya da yüksekokullara başvurmayacaksanız yabancı dil puanı istenmemektedir.  Eğer fakülte ya da yüksekokula başvurursanız süreç tıpkı yukarıda bahsedilen araştırma görevliliğindeki gibi olacaktır.  Ancak meslek yüksekokullarına başvurursanız bu sefer ön değerlendirmede ALES puanınız (%60’ı) ve lisans mezuniyet notunuz (%40’ı) baz alınarak bir sıralama yapılacak, kadro sayısının on katı kadar kişi yazılı sınava çağırılacaktır. Daha sonra ise kesin değerlendirmede nihai puanınız şöyle hesaplanacaktır; ALES puanınızın %35’i, mezuniyet notunuzun %30’u ve yazılı sınav puanınızın %35’i alınarak nihai puanınız hesaplanacak ve başvuranlar puanlarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralanıp kazanan aday ve yedek aday ilan edilecektir.

Öğretim görevlisi kadrosu için bazı istisnalar da söz konusudur. Örneğin yönetmelikte tecrübe şartına da yer verilmiştir. Bir kişi yüksek lisans mezunu olmasa bile akademik kadro ilanında belirtilen tecrübe şartını (örneğin en az beş yıl şu alanda çalışmış olmak ya da bir yükseköğretim kurumunda en az şu kadar yıl ders vermiş olmak vb. gibi) sağlıyorsa öğretim görevlisi olabilir. Aslında bu konuda üniversiteler istedikleri gibi kadro çıkartabilmektedir. Dolayısıyla kişi kendisine en uygun olan ilana başvurarak şansını arttırabilir.

Kişi araştırma görevlisi ya da öğretim görevlisi olmaksızın da daha sonradan akademisyen olabilir. Örneğin bir meslekle iştigal ediyorken akademik personel olmaksızın yüksek lisans ve doktora eğitiminiz tamamlayıp daha sonra bir üniversitede Dr. Öğr. Üyesi olarak da akademik hayatınıza devam edebilirsiniz. Ayrıca doktora mezunu bir kişi akademik kadro ilanlarına başvururken ALES puanı olmasa bile ALES puanı 70 olarak kabul edilmektedir. Bu da azımsanmayacak bir avantajdır.

Bunlar dışında bir lisans öğrencisi eğer akademisyen olmak istiyorsa ilk olarak not ortalamasını olabildiği kadar yüksek tutmalıdır. Çünkü ön ve kesin değerlendirme de lisans mezuniyet notu ona avantaj sağlayacaktır. İkinci olarak mezun olmadan ALES sınavına girip en az 70 ve üzeri bir puan almalıdır. Ancak ALES puanınız ne kadar yüksek olursa o kadar iyi olacaktır. Çünkü ön değerlendirmede yazılı sınava çağrılmak için ALES puanınızın yüksekliği size büyük bir avantaj sağlayacaktır. Son olarak kesinlikle yabancı dil sınavlarına hazırlanmalı ve daha mezun olmamışken geçerli ve yüksek bir yabancı dil puanına sahip olmalıdır. Mezun olduktan sonra yabancı dil sınavlarına çalışmanız size çok zaman kaybettirebilir o yüzden mezun olmadan yabancı dili halletmeniz sizin bu mesleğe ulaşmanızı daha da kolaylaştıracaktır. Ayrıca eğer yabancı diliniz yoksa diğer puanlarınızın çok fazla bir önemi olmayacaktır. Yine İngilizce bilmeyen biri de gerçek anlamda bu mesleği iyi ve kaliteli bir şekilde icra edemeyecektir. Dolayısıyla bir sıralama yaparsak önce yüksek bir lisans mezuniyet notu, sonra yüksek bir yabancı dil puanı ve en sonda ise yüksek bir ALES puanınızın olması sizin akademisyen olmanızı çok kolaylaştıracaktır.

Son olarak yeri gelmişken belirtmekte fayda görüyorum zira çok fazla sayıda insan bu ayrımı yapamamakta ve hep karıştırmaktadır. Üniversitelerde çalışan personeller birkaç farklı şekilde adlandırılmaktadır. Bunlardan ilki akademik kadrolarda çalışan tüm personeller (Uzman, Okutman, Araştırma Görevlisi, Öğretim Görevlisi, Doktor Öğretim Üyesi, Doçent Doktor, Profesör Doktor) “Öğretim Elemanı” ya da “Akademisyen” olarak adlandırılmaktadır. Bunlardan Doktor Öğretim Üyesi, Doçent Doktor ve Profesör Doktorlar ise “Öğretim Üyesi” olarak tanımlanmaktadır. Örneğin bir araştırma görevlisi öğretim elemanıyken öğretim üyesi değildir. Yine öğretim görevlisi de öğretim üyesi değildir. Dolayısıyla öğretim görevlisi, öğretim elemanı ve öğretim üyesi ayrımını da öğrenmekte fayda vardır.

Sonraki yazılarda kimler bu mesleğe yönelmeli, İngilizceye nasıl çalışılmalı, akademik araştırmalar nasıl yapılır vb. gibi konularda bilgi verilmeye çalışılacaktır.

Dr. İbrahim YEMEZ

 

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x