Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

10 Aralık 2020

İnsanlığın Yoksun Yanı; Merhamet

Şu fani dünyada sanki hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Ne fakiri ne yoksulu, ne hayvanı ne insanı umursamadan hayatımızın merkez noktasına kendimizi koyuyoruz. Bu da yetmiyormuş gibi kendimizden öteye gitmiyoruz ve gitmek istemiyoruz. Hayatı hep “BEN’Cİ” olarak yaşıyoruz. Oysaki unutuyoruz hayatımızın merkez noktasına insanlığın simgesi olan merhameti koymayı…

      Sevmek, acımak, gülmek, değer vermek, hissettirmek, özlemek, sarılmak bu vb. davranışların hepsi merhamet kelimesinin alt başlıklarıdır. Bir insan gönlündeki merhamet kadar; sever, acır, özler, hisseder, sarılır…  Bir yetimin başını okşamak, bir çocuğun tebessümüne sebep olmak, sokak hayvanları için dışarı kap bırakmak, bir yaşlının elinden tutmak vb. Bunlar hep bir yürekte taşınan merhamet miktarı kadar yapılır. Yaradan’ın yaptığına rahmetle muamele etmektir merhamet. Patronun işçisine güler yüzlü davranması, güçlünün gücüyle altta olanı ezmesi değil de yanında yakınında olabilmesidir merhamet. Ya da zenginin malıyla fakiri doyurmasıdır. Hatta insanın bir hayvanı öldürüp neslinin tükenmesine sebep olmak yerine onu yaşatabilmek için, ona can verebilmek için hatta ve hatta ona bir yaşam alanı oluşturabilmek için savaşmasıdır merhamet. Dünyanın döngüsü sağlayan tek duygudur merhamet. Ne güzel özetlemiş Necip Fazıl :”Merhamet;  hava gibi su gibi muhtaç olduğumuz iksir… Baş aşağı bir cemiyeti, baş yukarı edecek bir kudret” ‘tir. Öyle ki insanlığın günümüzde kaybettiği tek mirastır merhamet. 

     Bilindiği üzere her gün haberlerde canice katledilen kadınlar, dövülen ve çirkefliklere alet edilen hayvanlar, incitilen yaşlılar ve her gün yok edilen binlerce metrekarelik doğal alanlar gibi; merhamet yoksunu cani insanların sebep olduğu içler acısı olaylara şahitlik ediyoruz. Bu tür insanların varlık olarak insan olduğunu söylemeye bin şahit gerekir. Her yürek merhameti taşıyamaz sözüne kanıt diye konabilecek insanlardır bunlar. 

      Sonuç olarak insanoğlu merhametiyle muamele etmek ile mükelleftir. Geçici olan şu dünyada baki olan; bıraktığımız izlerdir. Merhametli izler bırakmak kendinden sonraki nesile; adaletli,  zulümsüz, ferah ve yaşanabilir bir dünya sunmak demektir. 

    Yüreğimizdeki güzelliği ve merhameti kaybetmeden yaşatabilen ve yaşamayı bilen bir nesil bırakmamız dileğiyle…

Şüheda VAROL

4 2 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla