Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

22 Ekim 2020

İnzivadan İnşiraha

Herkes nerede? Bu sessizlik neyin nesi?
Neden hükmetmeye çalıştığımız adeta esir aldığımız zamana şimdi bir şey yapamıyoruz?
Evet, şimdi zaman bizi esir aldı. Kıymetini bilmeden har vurup harman savurduğumuz zamanı şimdi daha iyi anlıyoruz ya da anlamak istemeyip bir gün her şey bitince, normale dönünce yine onu esir alacağımızın hayalini kuruyoruz. Halbuki zaman akıp gidiyor, biz anlasak da anlamasak da. Bir bekleyiş var. Neyi beklediğimizi bilmeden bir bekleyiş içindeyiz. Fakat bu sefer koskoca dünyada kibrit kutusu misali binalarda olacak bu bekleyiş.
Dünyaca bir maratondayız, herkes mücadele veriyor ancak herkesin hedefi farklı. Kim kazanacak sonucu hep beraber göreceğiz. Sonu olan dünyada sonsuz yaşama isteğimizle evlerimizde bekliyoruz. Bekleye bekleye bir hâl olduk değil mi! Kendime soruyorum ve bir cevap arıyorum. Bu bekleyiş neden anlamlı olmasın, neden bir fırsat olmasın? Geriye dönüp baktığımda bu dönemde neden özleyeceğim bazı şeyler olmasın? Bitmesini dört gözle beklediğimiz bu günlerin bir nedeni olmalı. Evet, sanırım biraz kurcalayınca cevabı buldum. “İnziva…” Tam da köşeye çekilmişken neden bu zorunluluk istekli bir inziva olmasın. Evet, isteyip de yapamadığımız, fırsat bulamadığımız sessizlik kapımızda…
Tefekkür etmek ve her yönüyle düşünmek, Allah’ı, evreni, kendimizi tanıma ve bulma fırsatı var…
Zorlukla beraber kolaylık var demiş Yüce Allah ve tam da bu zorlukta elbet biz de kolaylığı göreceğiz, inşiraha varacağız. Karantina günlerini tefekkür günlerine çevirmek ve bu nimeti değerlendirmek elimizde. Ferahlık, inşirah bir virüsle geldi belki de. Bir fırsat bu inziva. İnzivanın sonunda inşiraha ulaşmak dileğiyle dostlar…
Evet, sizi bilmem dostlar ama ben kaçar… Vakit “inziva” vakti…
Kübra GÜLER

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla