Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

17 Temmuz 2021

Kendine Dönme(me)k

Herkesin bir çift lafının olduğu ama kimsenin gör(e)mediği, birbirimize yol gösterip hiçbirimizin ulaşamadığı yerdir kendimiz. Sınırlarını, coğrafyasını biliriz az çok. Ama hep uzaktan bakarız kendimize. Yaklaştıkça korkar geri çekiliriz hemencecik. Sahi ya neden bu kadar korkuyoruz kendimizden? Nedir bizi bu kadar kendimizden korkutan şey? Neyi görmekten korkuyoruz? Pandoranın kutusundaki gibi fışkıracak günahlarımızdan mı korkuyoruz yoksa bizi biz yapan hatalarımızdan mı?

Arayıp duruyoruz kendimizi. Anne karnında başlıyor hikâyemiz. Biz oluşmaya başlamadan hayaller kuruluyor, beklentiler şekilleniyor bize dair. Anne karnındaki huzuru keşfettikçe başlıyoruz kendimizi şekillendirmeye. Öyle bir sevgi, huzur arıyoruz sonraki yaşamımızda. O şefkati yakalayabilmek için ömrümüzden günleri geçiyoruz.

İlmek ilmek işliyoruz, peyderpey oluşturuyoruz benimizi. Her deseni ayrı bir hikâye barındırıyor. Kimimiz siyah ile donatıyor kendini kimimiz de her şeye rağmen rengârenk ışık saçıyor etrafına.

Kendin olmak zor meseledir. Herkes kalkışamaz kendini aramaya. Ya bulursak ya aniden kendimizle karşılaşırsak korkusu yer bitirir bizi. “Düşünsenize, onlarca katın altındaki temel, ya çürükse, çatlaksa? Ya o kadar katı üstüne inşa ettiğimiz zemin, tek bir tuğla daha kaldıramayacaksa veya daha kötüsü yıkılmasına ramak kalmışsa?” dedi yaşlı adama. Yaşlı adam yılların tecrübesini iki cümlede açıklayıverdi. “Hayat bir yolculuktur evlat. Ve bu yolda herkesin yolu kendine varır başka yerde arama.” Asıl mesele de buydu. Ara sıra dönüp bakmalı içindeki manzaraya insan. Korkusuzca karşılayabilmeli içindekilerini. Kendine dönmeli kendinden dönmemeli.

Erva Zikra Karakuş

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla