Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

22 Ekim 2020

Koranavirus Ve Hayat

Koronavirüsler hayvanlarda veya insanlarda hastalığa neden olabilecek bir virüs ailesidir. İnsanlarda koronavirüsün MERS ve SARS gibi daha şiddetli solunum yolu hastalıklarına yol açtığı biliniyor. Koronavirüsün son olarak birçok ülkede çok sayıda ölüme yol açan tipi ise KOVİD-19 olarak görüldü ve hala etkisini sürdürmekte.
31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Çin ülke ofisi, Çin’in Hubei eyaletinin Vuhan kentinde tanısı belirlenemeyen bir hastalığın vakalarını bildirmiştir. 7 Ocak 2020’de etken daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir koronavirüsün (2019-nCoV) olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 2019-nCoV hastalığının adı COVID-19 olarak kabul edilmiştir. Virüs SARS-COV’e benzerliği sebebiyle SARS-CoV-2 olarak kabul edilmiştir.
Salgın başlangıçta Vuhan bölgesindeki deniz ürünleri ve hayvan pazarında tespit edildi. Daha sonra insandan insana bulaşarak Vuhan başta olmak üzere, Hubei eyaletindeki diğer eyaletlere, Çin Halk Cumhuriyetine ve dünyaya yayıldı.
En yaygın semptomları ateş, yorgunluk, kuru öksürük ve nefes darlığıdır. Bazı hastalarda ise ağrı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve ishal olabiliyor. Virüsün bulaştığı kişilerin yaklaşık %80’i özel tedaviye ihtiyaç duymadan iyileşebiliyor. Kovid-19 bulaşan her 6 kişiden 1’i ağır hastalanıyor ve nefes almakta güçlük çekiyor. Vakaların %20’si hastane koşullarında tedavi edilebiliyor. Virüs 60 yaş ve üzeri, yaşlılar, yüksek tansiyon, kalece diyabet gibi kronik hastalıkları olanlar ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Virüse yakalanan ve tedavi süreci ile atlatan hastalarda kalıcı bazı semptomlar gösteriyor. Özellikle akciğer deformasyon, solunum zorluğu gibi hastalıklar oluşturabiliyor.
Koronavirüs sadece organlarımıza değil, insanlarda ruhsal bozukluklara da yol açabilir. Tedavi sürecindeki zorlu mücadelede insanlarda bir anksiyete oluşuyor. Bu süreçte nefes darlığı ile gelen bir ölüm korkusu insanlarda psikolojik bir sorun oluşturabiliyor. Tabi ki bu tedavi sürecinin her sonu ölüm ile bitmiyor. 60-100 yaş arasında birçok hasta sağlığına kavuşmuştur. Bu süreçte iyi bir izolasyon ve iyi bir tedavi süreci tekrar sağlığımıza kavuşmamızın en büyük anahtarıdır.
İzolasyon kavramı sadece hasta kişilerin değil, bu hastalığa yakalanmamış sağlıklı kişilerin de dikkat etmesi gereken önemli bir husustur. 0.3 mikron boyutundaki bu virüsün yayılma hızı bir o kadar da tehlikeli. Sadece temas yolu ile bulaşan bir hastalık olmadığı gibi hasta bir insanın nefes alıp verirken ya da hapşırma, öksürme gibi faaliyetler sonucu havaya bıraktığı partiküller o ortamda bulunan ve o havayı soluyan bir insana da bulaşabilir. Bu manada özellikle maske kullanmak aşırı derecede önem arz ediyor.
Bu sebeplerden gerekli tedbirleri alarak bu süreci en hafif şekilde atlatmak bizim elimizdedir. Özellikle insanlık vazifemizi yerine getirmek amacıyla #EVDE KAL çağrılarına biraz daha hassasiyet göstererek bize düşen sorumlulukları en iyi bir şekilde yerine getirmek, bu salgını en düşük kayıplarla atlatmamıza ve yeniden sağlıklı yaşamımıza dönmedeki en büyük etkenlerden olacaktır.

Seyfullah ALTUNKAYNAK

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla