Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

14 Eylül 2020

Korona Günlerinde De Tut Bizi Ey Oruç!

Geçen zaman her gün biraz daha hatırlatıyor bizlere unuttuğumuz şeyleri. Neyi kaybettiğini hatırla diyen şair her gün biraz daha hırpalıyor bizleri. Dezenfektanlarımız, kolonyalarımız ‘‘bu kadar mı kirlenmiştik’’ dedirtiyor. Bu kadar kirlenmişken arınma ayımız Ramazan geliyor bir nisan yağmuru gibi. İçimizin kuruyan yerlerine doğru…

Maskelerimizle, eldivenlerimizle, oksijen makinelerimizle her gün biraz daha hatırlıyoruz ölümü. Doğu Guta’da, zalim Esed’in kimyasal saldırısı sonucu kardeşine oksijen verirken kendisi ölen çocuğun da oksijen makinesine ihtiyacı olduğunu hatırlıyoruz. Bu kalbi kurumuş çağda aldığımız nefesin hakkını kaç tane oksijen makinesiyle verebiliriz? Bu zulüm çarkı bu denli hızlı dönerken, bu çarkın bir dişlisi iken, verebileceğimiz yahut veremeyeceğimiz salgın cevaplar belki de başımıza gelenlerin müsebbibidir diyerek ‘‘aldığımız bu nefes ne kadar helal?’’ sorusunu sormak istiyoruz.

En yakınımızdaki insana sarılamıyoruz. Fiziksel mesafe oldukça mühim. Görmesen de sesini duyduğun zaman mutlu olduğumuz, sarıldığımız zaman kemiklerini çatırdatmak istediğimiz dostlarımızı özlüyoruz. İşte tam da bu yüzden sosyal mesafe kavramından uzak durmak istiyoruz.

Bu süreçte dünyayı kurtarmak isteyenler de yarınını kurtarmak isteyenlerde evine dönmek zorunda olduğumuzu anladı. Kimimiz sıkıldık sıkılıyoruz, kimimiz için bu süreç Allah’ın bir nimeti. Evlerinde çocuklarının kafasını su dolu kovaya sokanlar, okuduğu kitabı, izlediği filmi, yaptıkları etkinlikleri paylaşanlar, balkondan mahalleye konser verenler, yine balkonundan tüm mahalleye mukabele okuyanlar hepsine eyvallah diyoruz.

Her yıl Ramazan eğlencelerine kurban verdiğimiz camiler boş, israflara kurban ettiğimiz toplu iftarlar yok. Düşündüğümüz zaman kıymetini bilmediğimiz, şükrünü hakkı ve layıkıyla eda edemediğimiz birçok güzellikten mahrumuz bu süreçte.Hal böyleyken her şeyiyle içe dönük, eşyanın ve mekanın bizi meşgul etmediği bir Ramazan’da ne yapabiliriz sorusunu sormak kaçınılmaz hale geliyor.

Bu sorunun peşine düştüğümüz zaman her şeyden önce bir ayı değil,bir yılı hatta bir ömrü imar ettiğimizi unut-mayalım.

Uzmanlarımız, devlet erkanımız, bilim adamlarımız, güvenlik güçlerimizin ısrarla yaptığı evde kal çağrısına elbette uyalım. Fakat yazımızın başında bizi hırpalayan şairin çağrısına daha çok dikkat edelim: ‘‘Eve dön! Şarkıya dön! Kalbine dön!’’

Eve döndükten sonra şairin şarkı ve kalp dediği şey; aslında içinde bulunduğumuz ayda inmeye başlayan Ku-ran-ı Kerim’i okuyalım en çok. Altını çize çize, üstüne düşe düşe, hem lafzi itibariyle hem de aslolan manası itibariyle nitelikli okumalar yapalım. Rabbimizin Hz. Musa ve Hz. Harun’a ifade ettiği ilahi buyruk evimizin her hücresini kuşatması için bu süreci bir fırsat bilelim:”Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın, evlerinizi ibadet mahalli yapın ve namazı kılın. (Ey Mûsâ!) İnananları müjdele.”

Gazze’nin, Arakan’ın, Bağdat’ın, Şam’ın, Doğu Türkistan’ın ve daha birçok İslam beldesinin gariban iftar sofralarını, kan ve gözyaşını, yutkunmalarımızı, yaptıklarımızı, yapamadıklarımızı düşünelim. Dualarımız, hayallerimiz, okumalarımız, ideallerimiz en çok onlara dair olsun. İlk şanlı zaferimiz Bedir’in, Mecusileri tarihin sahnesinden sildiğimiz Kadisiye’nin en önemlisi de, insanlığa bir inşirah olan Mekke’nin fethinin Ramazan ayında yapıldığını unutmayalım. Ramazan Kuran ayı olduğu kadar cihat ayıysa kendi imkanlarımızla bu cihadı güncelleyerek kolları sıvayalım.

Gözlerimiz her gün istatistiklerdeyken, koronayla eve dönenlerin, şairin çağrısına kalbimize ve şarkımıza dönmek için bir vesile olması temennisiyle bir kez daha; Korona günlerinde de tut bizi ey oruç!

Ve bir kez daha; ‘‘ Öyleyse, bereketlendir kalbimizi ey Ramazan. Ruhumuza bir ruhülkudüs gibi gelen kutlu Ramazan. Yüksel şerefelerden bir kere daha, ey, 20. Yüzyıl akşamlarında bir ahir zaman havarisi gibi gelen kutlu orucun akşam ezanı. Yüksel bir kere daha ey ahir zaman ezanı.’’

Burak Tekiner

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x