Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

14 Eylül 2020

Kuşluk Vakti Düşleri

Şehirde yorgundur güneş

Geceler bir Süryani Kilisesi hüznündedir

Baharlar sentetik

İlişkiler metalimsi

Bir köşesinde aziz ikonları gibi yaşlılar

Diğer köşesinde yerlerini yadırgayan zoraki ilintilenmiş türbeler

Zaman dizginlenemeyen bir kısrak gibi olsa da

Bir dağın eteğinde oturmuş, daha gür yeşersin diye

Umutlarımı buduyorum

Hoyrat, çiğ bir dişilik sinmiş şehrin yüzüne

Bir dalkavuk kadar yılışık

Artık yıl gibi bir yere sığdıramadığımız

Bir ergen kasığında şekillenirken hayat

Ben, düşte bir altın çağın miras davasını güdüyorum

Hiç gürbüz sabahları olmadı bu şehrin

Hep netameli yolcular taşıdı göğsünde

En içten dualar dilencilerin diline düştüğünden beri

Nefesi oruç kokan yoksulları ihbar ediyorum

Burjuva düşlerin fink attığı sokaklarda

Bulduğunu tüketen bir şehvet yayılır her bir yana

Ayrıntıda küçük savaşlar verilir cılız ve sessiz

Tahammül tükenir, sabır tükenir, insan tükenir

Hülasa insanlık tükenir

Bense tükenmişliklerden yeni bir hikaye yazıyorum

Geçmiş günahlardan demet yaptığım ellerim

Isırgan derlemiş gibi sızlasa da

Hep başkasının kusurlarıyla büyüme arzusundayken

Bin yıllık klonlanmış hikayelerden

Yeni bir doğum sancısı bekliyorum

Deklare edilmemiş kavgaları öngören ben Her besmele ile çıktığım yolda

Ufku olmayan yürüyüşlerin acısını kusuyorum

Kıpkızıl sabahları size bırakıp Şehrin enkazında hakikat kırıntıları arıyorum

Heyhat

Genç yüreklere dar gelirken hayat

Ben hep aynı köşe başında duruyorum

Yar ile ağyar hercümerç olduğundan beri

Camgöbeği yarınlara yüreğimi gömmeye gidiyorum

Sadettin Yıldız

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x