Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

26 Aralık 2020

My Experience in Turkey as a Foreigner

My name is Abubakar Ahmad from Nigeria. I came to Gaziantep, Turkey in October 2014
to study Computer Engineering. I am now in my fourth year at Hasan Kalyoncu
University.
Before coming here, I always thought that Turkey, as a country geographically located in
Asia, would be like other Middle-Eastern countries. But to my surprise, it was almost the
direct opposite. The environment is different. The culture is different. And most
importantly the people are different.
Based on my experience, I think there are two distinct characteristics that Turkish citizens
posses: Hospitality and Patriotism.
The hospitality presented by Turks to foreigners is almost second to non. Wherever you
go, people are always ready to give you directions when you are lost or help in any way
they can. This kind of attitude usually make foreigners feel safer and more at home.
Regarding patriotism, I need not say anything because for any Turkish citizen you meet,
there’s a red line: Milletim (My Nation). We even say among my friends that as long as
you praise Millet, you can get anything from a Turkish person.
We have a saying in my language (Hausa) that “Human being is 9, he has not reached 10”.
Turkish people are very curios. Very curios. So when that high level of curiosity is met
with a considerable amount of unawareness, it can have a negative impact. It often happen
in some cases that the first thing a person will say to you is “Memleket?” (“Where’s your
homeland?”) or address you with an offensive name out of ignorance and so on.
As I said, most of these happen due to unawareness and I can rightfully say that it has
reduced tremendously compared to when I came three years ago. It is with the help of
platforms like this provided by Union of Anatolian Students that we can help give more
awareness.
The first time I heard about the Union of Anatolian Students was through my dear friend
Usame Çolakoğlu who is the representative of the union here in Gaziantep. The union
seems to be a very productive body and has several activities and workshops which tend
to engage the youth in Turkey in participating to bring change to the country and the
world as a whole. Usame and his team are a very charismatic bunch and prove to be full of
potential and are well equipped to achieve greater things in the future. I wish him and the
organization all the best in the future and hope to see great things from them.

Bir Yabancı Olarak Türkiye’deki Tecrübem

Benim adım Abubakar Ahmad, Nijeryalıyım. Bilgisayar mühendisliği okumak için Ekim 2014’te Türkiye’ye, Gaziantep’e geldim. Şimdi Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde dördüncü yılımdayım.

Buraya gelmeden önce coğrafi olarak Asya kıtasında yer alan bir ülke olarak Türkiye’nin diğer Ortadoğu ülkeleri gibi olacağını düşünmüşümdür hep. Ama beni şaşırtan şey, neredeyse tam tersiydi. Ortam farklı. Kültür farklı. Ve en önemlisi; insanlar farklı.

Tecrübelerime göre Türk vatandaşlarının belirgin iki özelliklerinin olduğunu düşünüyorum: Misafirperverlik ve vatanseverlik.

Türklerin yabancılara gösterdiği misafirperverlik neredeyse rakipsiz. Nereye giderseniz gidin, kaybolduğunuzda insanlar her zaman size yol tarif etmeye veya ellerinden geldiği her şekilde yardım etmeye hazırdır. Bu tür davranışlar yabancıların genellikle kendilerini daha çok memleketlerinde ve daha fazla güvende hissetmelerini sağlar.

Vatanseverlik konusunda herhangi bir şey söylememe lüzum yok çünkü tanıştığınız herhangi bir Türk vatandaşı için kırmızı bir çizgi var: Milletim. Hatta arkadaşlarım arasında, ‘millet’i övdüğünüz sürece bir Türk’ten istediğin her şeyi alabilirsin, diyoruz.

Benim dilimde (Hausa) “İnsan 9 yaşında, 10’a ulaşmadı” şeklinde bir sözümüz var. Türk insanı çok meraklıdır. Çok meraklılar. Bu nedenle, yüksek düzeyde merak, azımsanmayacak miktarda bilinçsizlikle birleşince, olumsuz bir etki ortaya çıkabiliyor. Çoğu zaman, bir kişinin size söyleyeceği ilk şey “Memleket?” (“Memleketin neresi?”) ya da cahilliklerinden dolayı rahatsız edici bir isimle hitap etmek vb.

Dediğim gibi, bunların çoğu bilinçsizlikten kaynaklanıyor ve haklı olarak söyleyebilirim ki, üç yıl öncesine göre çok azaldı. Anadolu Öğrenci Birliği’nin sağladığı bu gibi platformlar sayesinde farkındalığın artmasına yardımcı olabiliriz.

Anadolu Öğrenci Birliği’ni ilk duyuşum birliğin Gaziantep temsilcisi sevgili dostum Usame Çolakoğlu aracılığıyla oldu. AÖB, çok üretken bir yapı olarak görünüyor ve Türkiye’deki gençleri ülkede ve bir bütün olarak dünyada değişiklik yapmaya teşvik edici çeşitli aktiviteler ve atölyeler içeriyor. Usame ve ekibi çok karizmatik bir grup ve potansiyellerinin yüksek olduğu ortada ve gelecekte daha büyük işler başarmak için iyi donanımlılar. Kendisine ve kuruluşuna en iyisini diliyor ve onlardan harika şeyler görmeyi umuyorum.

Abubakar Ahmad

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla