Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

17 Ekim 2020

Öze Dönüş

 

Eve dönüş başladı. Bu dönüşü biz mi istedik yoksa buna mecbur mu bırakıldık? Şartların getirdikleriyle beraber ilk olarak zorunlu bir eve dönüş yaşandıysa da, planlarımız arasında olmayan bu dönüşle birlikte bir içe dönüş sürecine de girmiş olduk. Kendimizi sorgulamaya başlayınca bir kez daha acziyetimizin farkına vardık. Dünya’nın bizim etrafımızda döndüğünü varsaydığımız yaşamlarımız birdenbire değişince, gücün asıl sahibini hatırlamış olduk.

Günlük hayatta yok saydığımız onlarca nimetin farkına vardırıldık; dışarı çıkıp özgürce yürüyebilmenin, sevdiklerimizle dilediğimiz gibi vakit geçirebilmenin, birlikte oturulan kalabalık sofraların ve daha nice şeyin.. Tek düze hayatımızda görmezden geldiğimiz en küçük şeylerin dahi bizim için ne kadar kıymetli olduğunu anladık. Elimizdeyken öneminin farkına bile varmadığımız şeyler için şükretmeyi hatırladık. Bir yandan şükretmeyi öğrenirken diğer yandan da adeta içimizdeki uyuyan devi uyandırdık. Evde kendi alanlarımızı oluşturup, evi aradığımız her olanağı sağlayabilecek bir konuma getirip, işlerimizi kendimiz halletmeye başladık. Para ile istediğimiz her şeye sahip olabileceğimizi söyleyen yalancı bir sisteme karşı, kendi gerçeklerimizi görmüş olduk. Bize bunu söyleyerek hep daha fazlasına sahip olmak için çalışmaya iten bu sistem biz eve dönünce tökezlemeye başladı. Kendi çocuklarına bakmayı acizlik gibi gösterip asıl işlerinin gün boyu dışarda çalışmak olduğunu söylediği anneler eve dönünce, sistemin çarkları gıcırdamaya başladı. İşçisini sömürüp onun üzerinden para kazananlar, işçileri eve dönmek zorunda kalınca öylece ortada kaldılar.

Evdeki hayata uyum sağlamaya çalışırken kendimizi sorgulamaya da başladık:   asıl gayemiz neydi? Ne için yaratılmıştık? Peki yaradılış amacımızın ne kadarını hatırımıza getirip, ne kadarını yerine getiriyoruz?.. Dünyanın ahiret için bir tarla olduğunu unutmuşken, misafirliğimizin uzunluğundan yüz bulup ev sahipliği iddiasında bulunduk. Fakat unuttuğumuz bir şey daha vardı ki; Allah insanı iddiasından vurur. Evet, biz de iddiamızdan vurulduk. “Yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattık” (Bakara|29) diyen Rabbimize karşı şükür yoluna gitmeyi değil, hep daha fazlasına sahip olmak için yeryüzünde bozgunculuk yapmayı, savaşlar çıkarıp kan dökmeyi yeğledik.

Ve şimdi, tam da iddiamızdan vurulduğumuz bu dönemde, evlerimize döndüğümüz bu zamanlarda, kalbimizin hirasını bulup oraya sığınmanın tam vaktidir. Özümüzü hatırlayıp kalbimize dönme vakti…

Büşra KAYA

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x