Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

10 Aralık 2020

Roger Garaudy Kimdir ?

“Batıyı Ortaçağ karanlığından, barbarlıktan, cahillikten, canlı cenazelikten dün İslâm kurtarmıştı! Bugün de gerekli gereksiz, yararlı yararsız ve hatta zararlı herbir şeyi imal eden ve insanlara bunları reklamlarla vazgeçilmez ihtiyaçlarmış gibi sunan, körü körüne tüketen ve tükettiren Batı’yı bu korkunç sapmadan yine İslam kurtaracaktır!’’* Diyen bir adam… 

Garaudy, bu sözü müslüman olmadan önce söylüyor. Fransız Komünist Partisi’nin en prestijli üyesi, Genel Sekreteri olmasına rağmen İslama önyargısız ve önceden şartlanmışlığın zincirlerini kırarak bakan filozof…

Anne ve babası hiçbir dini benimsememiş olmasına rağmen o, 14 yaşında iken hayatının bir anlamı olması gerektiğini düşündüğü için hıristiyanlığı kabul eder. Öğrenciliği sırasında komünizmi yoksullara sahip çıkan bir sistem olarak gördüğü için 1933’te Komünist Partisi’nin gençlik kollarına katılır ve otuz yedi yıl boyunca parti kademelerinde  yükselir.

 II. Dünya Savaşı sırasında gösterdiği kahramanlıklardan dolayı şükran madalyası almıştır. Fransa Hükümeti’nin, Hitler’le anlaşmasını kışlada protesto eden bildiriler hazırladığı için Fransız sömürgesi tarafından Cezayir’e, sürgün kampına gönderildi. Otuz üç ay hapis ve kamp hayatı yaşadı. Kamp subayının emrine karşı geldiğinden kurşuna dizilecekken İbâzıyye mezhebinden* olan müslüman askerlerin, “İnancımızda silâhsıza ateş edilmez.” şeklindeki itirazları sayesinde kurtulmuştur. Filozof Gaston Bachelard’ın yanında tez hazırlayarak, Sorbonne Üniversitesi’yle Moskova Bilimler Akademisi’nden Felsefe alanında doktor unvanı aldı. Almanca, İngilizce, Rusça ve -müslümanlığı benimsedikten sonra- Arapça öğrendi. Milletvekili, senatör ve meclis başkan yardımcısı sıfatıyla on altı yıl parlamentoda görev yaptı. Marksist Millî Araştırmalar Merkezi Müdürlüğü’nde bulundu. İki yıl Rusya’da kalıp L’humanité gazetesi adına muhabirlik yaptı, Josef Stalin’le* tanıştı. Bilimsel araştırmaları yanında üniversitede felsefe ve estetik (resim) dersleri verdi. Dünyanın önde gelen siyaset, sanat, edebiyat, bilim ve fikir adamlarıyla dostluk kurdu. Prag’ın Sovyetler Birliği tarafından işgalini eleştirdiği için 1970’te Komünist Partisi’nden ihraç edilmiştir.

20 yaşında iken örnek aldığı kişi Don Kişot’tur.  Garaudy’e göre Sezar ve Napolyon gibi şahsiyetler tarih sayfalarında kalırken Don Kişot bütün insanların yararını isteyen kişidir. Bundan dolayı Garaudy hayatının sonuna kadar bu ideale insanlığın yararını sağlayacak çözümleri bulmak ve insanlara duyurmak için dünyayı gezmiştir. 20 yaşında iken işittiği bir sözü benliğinin derinliklerinde hisseder. Bu Peygamber Efendimizin (s.a.v). ” Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisidir.

Ve tabii ki filozofumuz sonunda idallerine  uygun dini bulmuştur; İslam. Ve tarih 2 Temmuz 1982’yi gösterdiğinde Cenevre’de Müslüman olmuştur. Umreye gitmiştir. Filistin davası için uğraşmıştır. İsrail’in Filistin halkına yaptığı zulmü kaleme almıştır ve birçok kitap yazmıştır. Tabii kitapları batılı basın ve yayın organları tarafından aforoz edilmiştir. Büyük kitap evlerinin kapıları yüzüne kapanmıştır. Garaudy, ‘İsrail, Mitler ve Terör’ ismiyle Türkçe’ye çevrilen kitabı yüzünden ceza almıştır. 13 Haziran 2012’de ise  Paris’te vefat etmiştir. Cesedinin yakılmasını vasiyet ettiği iddiasını öne süren ailesinin isteği üzerine naaşı yakılmıştır. Batı yayın organları Garaudy’nin ölüm haberini Türkiye’den 2 gün sonra genellikle şu başlıkla vermiştir. “Eski komünist ve Yahudi soykırım inkarcısı Garaudy öldü.” Aslında Garaudy Yahudi katliamını inkar etmemiş aksine  kitaplarında bundan bahsetmiştir birkaç örnek: İsrail Mitler ve Terör, Siyonizm Dosyası, İlâhî Mesajlar Toprağı Filistin (Garaudy’nin bu kitabının batıda basılması yasaklanmıştır. Kitabı okursanız neden yasaklandığını farkedeceksiniz.)

 Bana göre Garaudy hayatta olmasa da insanlara kitaplarıyla âlemlerin rabbi olan Allah’ın (c.c.) hidayetini anlatmıştır ve hayatta olmasa da kitaplarını okuyan herkesin hidayet bir aydınlığa ereceğinden eminim. Selam ve dua ile…

 İbâzıyye mezhebinden* : Adını kurucusu olduğu kabul edilen Abdullah b. İbâz’dan almıştır. Fırkanın adı Kuzey Afrika ve Uman’da Ebâzıyye şeklinde söylenirken çağdaş yazarlar İbâzıyye’yi tercih etmişlerdir. Uman İbâzîleri’ne Beyâsi, Bîyâsi veya Beyâzi de denmiştir.

Josef Stalin* : (asıl adı Yosif Visaryonoviç Cuğaşvili) (18 Aralık 1878) Gori, Tiflis Guberniyası – 5 Mart 1953, Moskova), Gürcü asıllı Sovyet mareşal, devlet adamı ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri (1922-1953). Sovyetler Birliği’ni 1920’lerin sonundan ölümüne kadar diktatörlük rejimi ile yönetti. Stalin; Sovyetler Birliği’ni endüstriyel ve askeri bir süper güce dönüştürdü fakat bunu gerçekleştirirken totaliter politikalar uyguladı ve milyonlarca Sovyet vatandaşı diktatörlüğü sırasında öldü. Stalin döneminde; 3 ila 20 milyon arasında insan çalışma kampları, zorunlu kolektivizasyon, kıtlık ve yargısız infazlardan dolayı hayatını kaybetmiştir.

 

Kaynaklar:

1.İslâm Ansiklopedisi

2. Geleceğimize İslam Var ( Roger Garaudy)

  1.                            Gülay Oymak
5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
1 Yorum
Oldest
Newest Most Voted
Inline Feedbacks
View all comments
1
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla