Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

16 Ekim 2020

Sessizleşen Mekânlar

Korona virüs diğer adıyla Covid-19, Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkıp çok kısa bir süre içerisinde tüm Dünya’yı etkisi altına alan bütün düzenleri altüst eden sosyal sınıf gözetmeksizin hayatımızı tehdit eden bir virüs. Gözle görülemeyen fakat tüm Dünya’yı etkisi altına alan bu virüs maalesef sadece “İnsanı” hedef alıyor. Doğaya hayvanlara ve doğada bulunan birçok canlıya iyi gelmiş durumda…

Temizlenen hava, gürültüden arınmış mekânlar, neredeyse nesli tükenmekte olan hayvanların yeniden çoğalması hepsi Covid – 19 sayesinde. Virüs salgını başladığından bu yana kapatılan fabrikalar, trafik yoğunluğunun azalması derken karbon emisyonunda çok ciddi bir düşüş yaşandı. Sokakların, toplu taşıma araçlarının, ortak kullanım alanlarının dezenfekte edilmesi de beraberinde temiz havayı getirdi.                                                  Bu saydıklarım Covid-19’un Dünya üzerinde bıraktığı güzel etkiler.                                  Bunun yanında hayatımızı sarsan bazı etkileri söyleyecek olursak başta her akşam haberlerde gördüğümüz sayılar olabilir..

Unutmamalıyız ki onların her biri birer can. Diğer bir husus ise Dünya genelinde derin bir sessizlik hâkim. Korona virüsten 11 ayın sultanı Ramazan ayı da nasibini almış durumda. Her yıl büyük bir coşku ve heyecanla karşıladığımız Ramazan ayını, bu yıl koronavirüs salgınından dolayı evlerimizde küçük bir hoş geldin ile karşıladık. Her yıl mahyalarında ışıl ışıl gösterişli güzel sözler görmeye alışık olduğumuz Ramazan ayını bu yıl “Evde kal “çağrılarıyla karşıladık. Susmayan davul sesleri, cemaatle kılınan teravih namazları, büyük bir heyecanla beklenen pide kuyrukları ve birliğimizin beraberliğimizin simgesi olan iftar çadırları… Derin bir sessizliğe gömüldü.

Peki, şimdi ne yapmalı? Dünya sessiz diye toplum olarak bizler de mi sessizleşeceğiz? Ya da bu sessizliğe boyun eğip evlerimizde hayatımızı yemek yemek ve uyumaktan ibaret bir şekilde mi yaşayacağız? Elbette hayır. Sessize aldığımız hayatlarımızı evlerimizden yeniden duyuracağız dünyaya. Nasıl mı? Yoğun iş temposundan dolayı vakit ayıramadığımız okumalarımızı yaparak, tarihi bir olaya tanıklık ediyoruz. Bugünlerimizi ajandalarımızda günlük tutarak, izlemek isteyip ertelediğimiz filmleri izleyerek veya yetenekli olduğumuz bir dalda kendimizi geliştirerek ( enstrüman, deneme yazarlığı, şiir vs.)

Unutmamalıyız ki 1606’da İngiltere’yi vuran veba salgınında Londra’daki tüm tiyatrolar kapandı ve herkes karantinaya girdi. Shakespeare, evde bulunduğu süre boyunca Kral Lear, Macbeth, Antonius ve Kleopatra gibi yüzyıllar boyunca hatırlanacak eserlerini karantina da kaleme aldı. 1665’te İngiltere’de veba salgını yeniden hortladığında, Cambridge Üniversitesi’nde öğrenci olan Isaac Newton, evine çekilerek tüm zamanını kendi çalışmalarına adadı ve önemli bir yol katetti.1667 Mart’a kadar Woolsthorpe’taki çiftlikte kalan Newton bu dönemde kütle çekimi üzerinde düşünmeye başladı, diferansiyel ve integral hesaplamalarının temelini attı. Geçmişte alan, yay uzunluğu, tanjant bulma gibi eskiden kullanılan yöntemleri diferansiyel hesaplamayı temel alarak birleştirdi. Çiftlikte karanlık bir odada güneş ışığını bir prizmaya tutarak ışık tayfı oluşturdu ve beyaz ışığın tek başına bir birim olmadığını fark etti.

Evet, evlerde ki karantinaların bir çöküş değil aksine yeni şeylerin başlangıcı olduğunu görebiliyoruz. Bilime yön verecek nice buluşlara vesile olduğuna şahit olabiliyoruz. Bizler de evlerimizi ilmin ve bilimin mekânları haline getirip dünyaya ışık olabiliriz. Ve Allah’ın izniyle bu günler geçecek. Önemli olan geriye baktığımızda ardımızda neler bıraktığımızdır. Geride uyumaktan ve oturmaktan yorulmuş bedenler yerine heybesini olabildiğince faydalı bilgilerle doldurmuş bireyler olmak duasıyla…

Hem ne diyor Şehit Hasan el Benna “Yarınlar yorgun olanların değil, rahatından vazgeçenlerin olacaktır.”

Huriye KARADAĞ

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x