Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

22 Ekim 2020

Sıcak Kamburum

Korkuyorum sıra sende, sen de başla ve bitir diyecekler…
(İsmet ÖZEL)

Ölüm, saçlarını savuruyor bu rüzgârın kıyısında.
Sahici bir savaş kuşatıyor ömrümü.
Allah ve ben, ben ve Allah,
Bir çıban gibi batıyor bağrımın yoluna.
Ben, bense sade bir avluda ömrüme kızıyorum.
Yavaaaaş diyorum,
Yavaş yavaş eriyeceğim bu topraklarda.

Her gün, evet evet her geçen gün doğuruyorum sancılarımı.
Gözlerim düşüyor açıldıkça bahara.
Bana bir kara,
Bana bir…
Bana bir daha yar’sana Allah’ım.
Bak şimdi mevsimimde kanıyorum.

Yoruluyor insan bir yaprağın kopuşuyla dalından.
Bırak ensemde kalsın bu kamburlu nara’m.
Ben bu yalnızlıkla,
Bu yalnızlık benle,
Sonra bizle Allah!..
Vursun şu kamburlu halime…

Yavrum koşsana şu sağır gençliğime,
Ben sana bahar olurum kışlarında açan.
Vurulur etlerime yaman mı yaman!..

Dağımın damarlarında dokunuyorum soluğuma.
Bense kör, bu kör sokakta yavaşlıyorum Allah’a.
Yarın şimdi yarınlarda,
Parmaklarımdan dökülür yavan çocukluğum.
Saçlarıma karalar çalınır sıcak yağmurlarda,
Umutlarıma dökülür suyundan sıyrılarak…

Ben şimdi hangi ışığın boynundan kavrulsam da,
Bilirim sevda deyip yanacağım ayaklarıma.
Boğazımdan dar bir har geçiyor duamın kahrıyla,
Allah’ım diyorum, elveda.
Elveda Allah’ım…
Sorma neden yandığıma.
Sıcak kamburumla doğruluyorum Sana…

Merve EMRE

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla