Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

14 Eylül 2020

Sorgulanmayan Bir Hayat Yaşamaya Değer Mi?

Nedir ki bize göre hayat? Kimimize göre okul/dersler, kimine göre huzur bulduğu yerde yaşamak, kimine göre yalnızlık, kimine göre iyi bir meslek sahibi olmaktır. Yani insan enerjisini hangi yöne yönlendirirse hayatı da o yönde şekillenir.  Peki, biz bu hayatın neresindeyiz? Neden buradayız, bu hayatın anlamı ne? İşte tam da bu noktada insan bir anlamda felsefe yapmış oluyor. Çünkü her insan bilinçli bilinçsiz bir şekilde felsefe yapar. Fakat felsefeye karşı hep negatif bir bakış açısı var. Bunun da dini, sosyal ve tarihi vb. birçok sebebi olabilir.

Felsefe daha çok insanlarda kafa karıştıran, din-den çıkarıp ateist yapan bir alan gibi görünür. Bu durum aslında bizi felsefe ve din ilişkisi-ne götürüyor. Din ve felsefe hayatın, insanların, evrenin varoluşu gibi pek çok problemi ele alır ve onlara çözüm üretir. Ama dinde başta şüphe edilip biraz düşünüldükten sonra iradi olarak, seçerek inanılır. Felsefe ise akılcı bir faaliyettir. Biz bu noktada biraz araştırmadan önceden ha-zır olan cevapları kullanıyoruz ve daha fazlasını sorgulamıyoruz. Oysa biz düşünen varlıklar olarak başımıza gelen olayları, başarılarımızı, mutluluk ve mutsuzluğumuzu sorgulayarak kendimize hayattan bir yer ediniriz.

İslam öğretisi de bize düşünmemiz, akletmemiz gerektiğini birçok ayette vurgular. “Göklerin ve yerin hükümranlığına, Allah’ın yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı?” (Araf, 185); “Bakmıyorlar mı deveye, nasıl yaratılmış!” (Gaşiye, 17); “Andolsun, biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır.” (Ankebut, 35) mealindeki ayetler düşünmek, bir şey hakkında araştırmada bulunmak, akletmek konularında bize yol gösteren ayetlere örnektir. Böylelikle İslam’ın bizleri düşünmeye ve tefekkür etmeye yönelttiğini, aslında bizim bu dünyaya geliş amacımızın bir parçası olduğunu, akıl ve düşünmenin İslam’ın karşısında olmadığını göstermektedir. Felsefe de bu durumda insanların toplumsal ve siyasal olaylar karşısındaki merakını gidermeye yönelik bir çaba, faaliyettir. Yani biz içinde bulunduğu-muz hayatı sorguladığımız zaman ateist veya dinden çıkmış olmuyoruz.

Peki, biz bir birey olarak yaşamımızı nasıl sorgulayacağız? Bize önceden verilmiş olan bilgileri, yaşanmışlıkları farklı bakış açısıyla tekrar düşünerek işleyebiliriz. Ben buyum, hayat böyledir… gibi durumları tekrar gözden geçiririz. Şunu da diyebiliriz felsefe; insanın kendini kandırmadan yaşamanın bir yolunu bulmaktır. Buradaki amacımız da bizim kendi aklımızla bir şeyleri farkındalık haline getirmektir. Felsefe sorusunun cevabı da eylemlerden değil düşünce ve dilden geçmektedir. Herkes tarafından kabul edilen cevaplar değil de aynı konuda farklı düşünceler ortaya koymaktır. Yani kavramı değil ne anlama geldiğini sorgulamak ve anlamaya çalışmaktır. İnsanlardaki sosyal ve ekonomik ilişkileri, sanattaki yaratıcılıkları, ahlaktaki güzellikleri kendi aklımızla sorgulayarak bir aydınlanma çabasında olsak güzel olmaz mı? Aydınlanmadan aydınlatamayız. Şimdi hala ha-yattayken yaşadığımız hayatı değerli ve anlamlı kılmak için aklımızı kullanma cesaretini göster-menin tam vaktidir.

Sokrates’in de dediği gibi; “Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değer değildir.”   ,

Ayşegül Narağaç

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x