Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

18 Temmuz 2021

Tekrâr

Bir anda gelen tiz sesin ne olduğunu idrak etmeye çalışırken omzuma dokunan bir elle irkildim beni kendime getiren elin sahibini merak edip sırtımı döndüm. Gözlerimin iliştiği bu ela gözleri nerde olsa tanırım, bu Ayşe idi. Zil çalmış ve herkes evine doğru yol almaya başlamıştı istemsizce çantamı topladım bahçeye çıktım duraksadım gökyüzüne baktım. Gri bulutlar birbirini kovalıyordu, sobeleneceğini anlayan bulutlar ise yağmurun habercisiydi. Aklıma şemsiyemi evde unuttuğum geldi yağmura yakalanmak istemiyordum. Bu durum bedenimi harekete geçirmiş olsa da yorgun ruhuma pek bir etkisi olmamıştı. Otobüs durağına vardığımda bitkin haldeydim. Tuhaf normalde beş on dakikalık bir yoldu ama bu sefer daha uzun geldi herhalde yanımda olmayan yoldaşımdan dolayı olsa gerek diye düşündüm kendi kendime. Yağmura yakalanmamak için gelen ilk otobüse bindim, cam kenarına oturdum. Geç kalmıştım yağmur çiselemeye başlamıştı bile… Genellikle karşılaştığım şoför amca yine yoktu umarım kötü bir şey olmamıştır diye düşünürken naif bir sesin ismimi haykırdığını duydum hayal âleminden hakikat diyarına geçtim. Bu yoldaşımdı. Garip okula gelmemişti ve biz yolda karşılaştık şaşırmış olduğumu anlamıştı. Tevafuk deyip yanıma oturdu. Yol boyunca ikimizden de hiç ses çıkmadı. Beraber ineceğimiz yere gelince doğrulduk arka arkaya otobüsten indik. Bugün yürüdüğümüz yolda ses seda yoktu. Kapının önünde duran teyzeler ve oyun oynayan çocuklar yağan yağmurdan dolayı evlerine çekilmişlerdi. Bir müddet sonra yol ayrımına vardık bana bakıp hafif bir baş selamı vermesi ile onun gözden kaybolmasını bekledim, çiseleyen yağmurun altında şemsiyem olmadan. O gözden kayboluncaya dek olduğum yerde kafamdaki düşüncelere daldım. Aklımda sıralanan kelimeler çoğu zaman yetersiz kalıyor, acıları anlatmaya güçleri yetmiyor. Bazen sadece susarsın ve acını yaşarsın. Cehennem, anlatamamaktır diye düşündüm sonra tekrar yola revan oldum. Evin yolunu uzattım parkın içinden yürümeye başladım. Durdum, maskemi çıkarıp kollarımı açıp yüzümü gökyüzüne doğru çevirip dönmeye başladım. Şems- i Tebrizi’inin bir sözü var. ‘‘Bu dünyada nedir payıma düşen, hiç. Nedir ömrümün kazancı felekten, hiç. Bir sevinç mumuyum sönüversem hiçim. Bir kadehim, kırılsam ne kalır benden? Hiç!” Bir hiç tekrar hakikat sandığım hayal âlemine uyandım… Bir anda üzerimde iki çift yabancı göz sezdim iki bey amca bana bakıp hayıflanıyorlardı. Utandım, yorgun olmama rağmen eve doğru koşmaya başladım; nefesim kesilince yavaşladım. Karşımda şemsiyesi ile yüzü kapalı siyah giyimli biri vardı merak edip çaktırmadan bakmaya çalıştım beceremeyince vazgeçtim yanından geçerken kolumu tutu korktum bu sima! Abimdi. Beni beklediğini söyledi sanırım zorla gönderilmişti. Beraber evin yolunu tuttuk. Eve girdiğimizde annemin acıyarak bana bakması ve ayak seslerimizden geldiğimizi anlayan babamın gel de sobanın yanında ısın diye bağırması. İşte hayatımı anlamlandıran iki ses. İçeri geçemeden annemin müdahalesi ile önce ıslak kıyafetlerimi değiştirmeye gönderildim içeriye geri döndüğümde sofra kurulmuştu kardeşim elinde sıcak ekmeklerle içeriye daldı tam da o esnada yavaş yavaş nidaları yükseldi. O ise gülüyordu, ıslanmıştı ama mutluydu sofraya ailecek oturuldu birer birer sofradan eksildi ev halkı ben ise hala oturmuş boş boş bakıyordum, annem yine nerelere daldın hadi yemeyeceksen eğer kaldır sofrayı, deyince kaldırdım yorgun ve aç olmama rağmen bir bardak su ile yetinmiştim. 

Yorgun olduğumu söyleyip uyumak için odadan ayrıldım uyumak için yatağa girip başımı yastığa gömdüğümde ruhumda kopan fırtınalar beni uyutmadı. Sırt üstü uzandım ve gözlerimi tavana dikip düşünmeye başladım. Tavanda bu kadar çok kusur var mıydı? Neden hep günler, haftalar, aylar benim için böyle tekrar ediyor? Bedenim çok yorgun ruhum bezgin. Ve artık göz kapaklarıma da karşı koyamıyorum. Galip gelen göz kapaklarım, derin ve deliksiz bir uyku çekmek istiyorum. Artık ne getireceği belli olmayan güzel yarınlar için…

Gülay OYMAK

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla