Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

17 Ekim 2020

Ve İnsan

İnsan… Özgür ama tutsak, şerefli ama zayıf, özel ama sıradan, güçlü ama aciz…

İnsan… Geçmişine takılıp bugününü, bugününe kapılıp yarınını elinden kaçıran, hiçbir şeye yetemeyen, kendini dünyanın merkezi zanneden bir varlık.

İnsanoğlu geçmişten bugüne çok değişti ve gelişti. Öğrendiklerini, iyisiyle kötüsüyle kendi içinde harmanladı ve hayatına kattı. Tecrübeleri ona rehber oldu, hayatını şekillendirmesine yardım etti. Özgürleşti, güçlendi, şereflendi ama tüm bunları ona bahşedeni çok az anar oldu. Enaniyeti ağır bastı ve ben demeye başladı. İnsan kendini değersizleştirmek için elinden geleni yaptı ve en sonunda başardı. Peygamberimizin “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın.” hadisini unuttu ve sadece dünyaya yöneldi.

Tüketim toplumunun modern kölesi oldu…

İnsan, kendini sınırsız zanneder. Oysaki unutuyor, ona verilen nimetlerdeki sınırsızlığın, onun acziyetini arttırdığını. Çünkü verilen her nimet şükrünü de beraberinde getirir. Her daim Rabbinin merhametine düçar olduğunu vereninde o, yine geri alanında o olduğunu biliyor, kendini her şeyin sahibi ve varisi sanan insan, her şeyin tek sahibi olan Rabbine acziyetini belirtip şükretmeyi unutuyor. Ama Cenabı Allah onu unutan kuluna kendini bir şekilde hissettirir, onu değer verdiği, sakındığı şeylerle imtihan eder, malla, mevkiiyle, sıhhatle yada gözle görülmeyen bir virüsle…

Şu an tüm dünyada insanları etkisi altına alan bir acizlik hissi var, insanlar Rabbinin merhametine ve yardımına muhtaç ama bunu kabul etmeye yanaşmayacak kadar da kibirli. Allah tüm insanlara küçük bir virüsle her şeyin yegâne hakimi ve sahibinin kendisi olduğunu gösterdi. İnsana ise acizliğini kabul etmek ve kula kul olmaktan çıkıp kulluğa layık olana yönelmek düştü. Evlerimize kapandığımız bu zor süreçte iliklerimize kadar hissettiğimiz bir şey varsa o da “Acizlik”…

Sınırlı olduğumuzu, geçmişi ve geleceği ya da bugünümüzü değiştirme lüksüne sahip olmadığımızı paranın her şeye çare olmadığını,  sağlığı satın alamadığını gördük. Modern çağın ilkel insanları olduğumuzu, geliştikçe insanlığımızı kaybettiğimizi anladık. Evlerimizde düşünecek çok zamanımız oldu ve biz insanoğlu, haddimizi bilmeyi öğrendik. Geçici bir süreliğine insanın sahneden çekilmesiyle dünya toparlandı, doğa kendine geldi ve derin bir nefes aldı.

Evlerimizi ilim yuvalarına çevirdik. Ev halkının eğitimiyle yakından ilgilendik ve ihmal ettiğimiz ailelerimize yöneldik. Fısıltılarını  duymazdan geldiğimiz kendimize kulak verdik. Acziyetimizi fırsata çevirip kendimizi donattık. Biz insanlar evlerimize dönerek çok büyük bir tecrübe edindik. İnsanın her zaman Rabbine muhtaç olduğunu, ona kulluğun ne büyük nimet ve ilaç olduğunu anladık. Ve biz insanlar kendimizi bulmak için acizliğe muhtaç olduğumuzu gördük. Eve döndük, kendimize döndük…

 

Amine Şemse FİDAN

4 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla