Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram

Tüm Yazılar

5 Aralık 2020

Zamana Bir Yudum Sabır

Son zamanlarda o kadar kötü şeyler yaşadık ki , belki de görüp yaşayabileceğimiz en kötü
yıldı bizim için. Üst üste gelen depremler, Covid 19 olarak adlandırdığımız coranavirüs
derken zaman da akıp geçti durmayı hiç düşünmedi. Tüm bu musibetler olurken de insan
durup düşünmeden edemiyor. Herkesin her durumu algılama ve yorumlama şekli, çıkardığı
sonuçlar birbirinden farklıdır elbette. Ben de tüm bunlar yaşanırken kendimi ve kendi
yaşantımı sorguladım. Sonuç olarak yaşamak için savaş verdiğimiz, uğruna üzüldüğümüz
gözyaşı döktüğümüz , hep en iyisi en güzeli olsun dediğimiz hayatın pamuk ipliğine bağlı
olduğunu daha iyi anladım. İleriye dönük yaptığım planların, hayallerin yarım kalabileceğini
idrak ettim. Günümü planlamaya, ibadetlerime dikkat etmeye çalıştım. Bütün bunlar olurken
bir saat sonra yok olabileceğimizi düşünerek yaşamaya başlamak da bundan sonraki
hayatımızda zamanımızı daha bilinçli bir şekilde kullanmamıza vesile olsun. Bir yandan da
acımasızca hızlıca akıp giden bu zamanda ihmal ettiğimiz belki de en önemli şeyi;
sevdiklerimize zaman ayırmayı unutuyoruz. Onların yanında olup onlara zaman ayırarak
ufak da olsa onları mutlu etmek belki de Mevlana hazretlerinin ‘akıp giden zaman içinde bir
kafesteyim’ dediği kafesten kurtarabilir. Çünkü zamanı ne kadar iyi kullanabilmişsek
birikimimiz de o kadardır. Bazen de dünyaya neden geldiğimizi unutup ara sıra işlerin
yolunda gitmemesi gerektiğini, imtihanlarla karşılaşacağımızı göz ardı ediyoruz. Bazen çok
çaresiz anlarımız oluyor, kimse bize yardım edemeyecek, kimsenin eli bize uzanmayacak
gibi geliyor. Belki de çareyi doğru yerde arayalım da başka danışacak sebep kalmasın diye
Allah hepsini bizden uzaklaştırıyordur bilemeyiz. Bu anlarda da kilit taşımız sabır olmalıdır.
Çünkü sabrettikçe daha güzel olacak ve bu biraz olsun bizi rahatlatabilir. Bir şeyler
olmadığı zaman sorgulamadan gerçek bir samimiyetle “ Allah böyle istedi ve olmadı.’’
diyebildiğimizde acizliğimizi, kul olduğumuzu hatırlayıp, bir şeyler istediğimizde olmak
zorunda olmadığını kavrayabilirsek inanıyorum ki yorgunluklarımız ve kırgınlıklarımız son
bulacak. Ne kadar olmayanları düşünürsek o kadar yoruluyoruz. Ve bunun bize hiçbir
faydası olmuyor. “Eğer istediğimiz şey konusunda kararlıysak, gösterdiğimiz çabanın
sonrasında tevekkül edip beklemek en güzeli. Ne kadar zor olduğunu düşünsek de. Zira “
Beklemek ateşten şiddetlidir.” diyen Resule tabiyiz biz. Zaten kolay olsaydı ne imtihan olurdu
ne de sonucu.” Sabredin..
Ayşe Gül Narağaç

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Araç çubuğuna atla